Türkçe English

 

Sadun Aren

 

SADUN AREN'?N ARDINDAN

"Gül sunan bir elde,

her zaman gül kokusu kal?r."

(Çin Deyi?i )

Platon'un, "?nsan? süsleyen üç ?ey vard?r: Bilim, sevgi ve özgürlük," sözüne lay?k olanlardan birinin, Sadun Aren'in ard?ndan yaz?p-yazmamak konusunda bir hayli dü?ündüm: En do?rusu yazmakt?; yaz?yorum.

Aren hakk?nda yazmak deyince, hay?r: "Eski tüfek sustu", "Hayata veda etti", biçiminde "adet yerini bulsun"cu ?ey(ler)den söz edecek de?ilim.

De?inmek istedi?im "Hoca"n?n "fikriyat?"na, siyasal görü?lerine ili?kin nitelemeler...

Bunu gerekli görüyorum; çünkü Aren sadece Aren de?il; sosyalist hareketin tarihindeki bir e?ilim, kanal ve tercihti...

Ondan söz ederken bunlar (ve elbette ba??nt?lar?) unutulmamal?/ unutturulmamal?...

O; 1961'in ?ubat ay?nda kurulan Türkiye ??çi Partisi'nin k?sa zamanda öne ç?kan üç önderinden en genciydi. T?P'in önderli?inden söz edince Güray Öz'ün ifadesiyle "Üç Silah?ör"den söz etmek gerekir; bunlar "Aybar, Boran, Aren idi."

Do?ru; "Hoca", "sosyalizmin isyanla, inatla, öfkeyle, dimdik durularak savunulabilece?ini anlatt?"; ancak onun sosyalizm yorumu "reformist/ parlamentarist"ti; ve o bir TKP'liydi.

"Hoca"n?n "Türk komünizminin önemli isimlerinden" ya da "Sol'un duayen ismi" oldu?u iddialar?na gelince; bu "önemli"den ve "duayen"den ne anlad???n?za ba?l?.

E?er devrimci sosyalizmden söz ediyorsan?z "önemli isim" deyince Mustafa Suphi; "duayen isim" deyince de Dr. Hikmet K?v?lc?ml?'yla Aren'i ayn? kaba koyman?z haks?zl?k olmaz m??

Ben "olur" diyenlerden olarak, bunlar? (elbette ba??nt?lar?yla) tart??maya gayret edece?im.

* * *

Bu kapsamda "Üç Silah?ör"ün ilki Mehmet Ali Aybar'dan ba?layal?m....

Aybar bir Marksist'tir; ama "devrimci" de?ildir; bir de üstüne üstlük anti-Leninistir...

Evet, "devrimci" olmayan bir Marksist olarak Aybar'? niteleyen anti-Leninist duru?udur...

Aylin Özman gibi, "Aybar dü?üncesinin temelleri: Fertçi sosyalizm ve ba??ms?zl?kt?," diyenlerin san?r?m saptamam?za itiraz? yoktur!

Hay?r; Aybar'?n önem ve konumunu küçümsüyor de?ilim...

Onu sadece oldu?u gibi an?yorum; böyle de anmal?y?m çünkü O'nu böyle anmazsam Mahir Çayan'l?, Deniz Gezmi?'li, ?brahim Kaypakkaya'l? tarihe ve O'nun görü?lerine haks?zl?k etmi? olurum...

Her ?eyin birbirine benzetilerek anlams?zla?t?r?ld??? postmodern durumda devrimcilik ancak farkl?l?klar?n alt?n? çizme ve anma cüretiyle -yeniden- var olabilecektir...

Unutmay?n, Adorno'nun Kültür Endüstrisi çözümlemelerinde s?k s?k vurgulad??? üzere, evrensel bir e?türdenlik pe?inde ko?an ?imdinin kültür endüstrisi, insanlar?n farkl?l?klar?n? yok say?p, törpülerken daha çok tüketmeye, yaln?zla?t?rmaya, tarihsel ba?lar?ndan koparmaya çal???r... Bu çerçevede art?k farkl?l?k, özgünlük yoktur; tam da bunun için "evet" "hay?r"a tahvil edilmi?tir ya da "hay?r" "evet" k?l?nm??t?r...

Tekrar ediyorum: "Üç Silah?ör"ün ilki Aybar'? çat??mal? ça?da?lar? olan Çayan'l?, Gezmi?'li, Kaypakkaya'l? tarihinden soyutlayarak anamaz ve de?erlendiremezsiniz...

10 Temmuz 1995'te yitirdi?imiz Aybar, ya?am? boyunca sosyalizmi, daha do?rusu kendi deyimiyle "Güler yüzlü sosyalizm"i savundu.

Tekrar ediyorum: Sosyalist hareketin bir safla?ma döneminde T?P'in içindeki en sa? konumlan???yla Aybar, di?er iki silah?ör ile de çat??an bir revizyonist olmay? seçmi?tir; bu elbette O'nun Marksizm alg?s?d?r; ve O'nu onaylayanlar kadar reddedenlerin de bu alg?y? (ve sunuyu) göz ard? etmemesi kadar do?al olan bir ?ey yoktur...

Hay?r; dediklerim aç?k olsa da yanl?? anla??lmak istemiyorum; O mücadeleci bir Marksizm yorumu idi; ve benim bakt???m yerden revizyonistti ve hâlâ da revizyonist...

* * *

Gelelim, hepimizi ve elbette herkesi derinden etkileyen "Üç Silah?ör"ün ikincisine; a??k olunas? o kad?na; Behice Boran'a...

Genç devrimciler olarak ayn? tarihsel kesitte Boran ile (elbette çok farkl? i?levselliklerle) ayr? yollarda yürüdük; "ayr?" yollarda ilerlerken de -niye saklayay?m- gözümüzün ucuyla da O'nun ne yapt???n? izledik; evet, evet izledik ama hiçbir zaman kendimizi O'nun yoluyla s?n?rlay?p, mahkûm etmedik; ve de O'na lay?k oldu?u, hakk? olan sayg?y? hep duyduk...

O; Sönmez Targan'?n, "T?P tarihimizin demokrasi an?t?yd?," diye betimledi?i tarihi bir yürüyü?ün legalite (ve parlamento) cephesinde unutulmas? mümkün olmayan bir politik pratiktir...

Buna evet; ama sadece bu kadar... Asla bunun ötesinde de?il!

Yeri geldi uzatmadan eski(meyen) komünistlere T?P'in reva gördüklerine; ya da Dr. Hikmet'e kar?? "Üç Silah?ör"ün tavr?n ne oldu?unu an?msay?n; yeter de artar bile...

Bu arada Dr. Hikmet'in "Oportünizm Nedir?", "Halk Sava??n?n Planlar?", "Devrim Zorlamas? Demokratik Zortlama" üçlemesinde alt? çizilenler has?r alt? edilebilir mi?

* * *

"Hoca"n?n herkeste sayg? uyand?ran bir ya?am öyküsü söz konusudur...

Ya?ad?klar?na ili?kin olarak, "?nsanlara puslu bir cam?n arkas?ndan bakt?m... O insan â??k olabilir, kindar olabilir... Bunlar? hiç bilmem... O anlamda bütün hayat?m boyunca insanlar? ihmal ettim. Ama bunu daha çok kendime dönük oldu?um anlam?nda yorumlamamak laz?m. Çünkü öyle de de?il..." derken kendisine ili?kin asli bir saptama -ya da özele?tiri mi demeli?- yapan "Hoca"; hayatla do?rudan ili?kilendi?i mahpusluk konusunda çok ö?retici ?eylerin alt?n? çizer.

1971 ve 1980 darbelerinde tutuklanan Aren, mahpus günlerinin hayat?na kazand?rd?klar?n? ?öyle anlat?r: "Hapiste yatmadan hayatla ilgili bilgi eksik kal?r. Oradaki ya?am ili?kilerini bilmek için hapiste yatmak gerekli..."

Evet; bu iki saptaman?n teori ve teorinin ya?amla ili?kisi konusunda ö?retici oldu?u kadar?yla; üzerinde kafa yorulmas? gereklidir elbette...

Bunlar?n yan?nda "Hoca"n?n an?lar?n? yazd??? ‘Puslu Cam?n Arkas?ndan' ba?l?kl? kitab?ndan ?u da zikredilmeli: Bak?n ne diyordu "Hoca", e?i Munise için: "Onunla beraberli?imiz elli yedi y?l? geçmi? bulunuyor. Onu ilk tan?d???m günden beri, her gün bana bir taze çiçek ne?esi vermi?tir..." O ne müthi? bir ?ey; o ne müthi? bir duyarl?l?k...

?yi de Sadun Aren "Hoca" konusunda soru(n) ya da itiraz(?m?z) ne mi?

Sadun Aren "Hoca", "Sosyalizme yeni bir yol bulmak için dü?ünmemiz gerekir. O yol özgürlükçü, demokratik bir yol olabilir," diyordu...

Kimilerine göre müthi? parlak bir saptama olan bu formülün de facto bir sonucu var ki, o da ?u: "Sosyalizme ula?mak için özgürlükçü ve demokratik olmayan bir yol da olabilir... Bu yol eski yoldur... Bu yol da gayri me?rudur..."

?? böyle olunca ba?lar Ekim Devrimi ele?tirisi... vd'leri...

Hay?r; "Ekim Devrimi prati?i ele?tirilmez" demiyorum; ama Ekim Devrimi'nin "eski bir yol" oldu?unu kabul etmiyorum...

Ekim devrimci praksistir; yöntemdir; in?a hâlinde ele?tirel bir tarihtir; süreklilik içinde kopu?tur; bunun içindir o "eski" gibi nitelenme giri?im ve tezviratlar?na kar??n, "eskimeyen"dir...

Sadun Aren "Hoca"n?n da anlayamad??? tam? tam?na budur...

Sadece bu kadar da de?il... Ötesi de var...

Örne?in ?unlar? diyen de O'dur: "Sosyalizm bir geli?menin sonucunda geri dönülemez bir a?ama olacak. Sosyalizm öyle kurulacak bir ?ey de?il, bir ya?ama biçimi. Oraya ya?anarak gelinir. Bundan dolay? da küreselle?meyi olumlu bir a?ama olarak görüyorum. Çünkü sosyalizmin bar??ç?l???, sömürünün ortadan kald?r?l??? olursa global çapta olur. Dünyan?n ba?ka yerinde vah?et varken, siz kendi ülkenizde sosyalizm yapamazs?n?z. Onun için bu tür sosyalizmin bir ön gere?i de globalle?medir. Globalle?meye ba?l? olan her ?ey insanl???n kazan?m?d?r. ?nsanl???n ileri at?lm?? bir ad?m?d?r. Eski tip sosyalizmi bu bak?mdan biraz geri buluyorum..."

"Eski tip sosyalizmi geri bulan" (eski TKP'li ve T?P'li) Aren böyle dü?ünüyordu dü?ünmesine ama (benzerleri gibi) yeni bir ?ey de söylemiyordu...

Faik Akçay'?n ifadesiyle, "Sadun Aren, küreselle?menin insanl???n geldi?i a?aman?n bir sonucu oldu?unu, sosyalist, komünist kuramlar?n ça??n ko?ullar?na göre yeniden yorumlanmalar? gerekti?ini dile getirdi. Ulus-devletin görevlerinin yeniden tan?mlanmas?n?, özelle?tirmelere keskin s?n?rlarla kar?? durulmamas?n? anlatmaya çal??t?..." çal??mas?na ama bu konuda parçasal "ele?tiriler"in ötesinde derli toplu bir ?eyi ortaya koyamad??? gibi Bersteinc?l?k'?n da ötesine geçemedi...

Özelle?tirmelere kar?? "hay?rhah" tutum(suzlu?)u ile -kimilerince- "iktisat dünyas?n?n liberal Castro'su" olarak an?lan Sadun Aren "Hoca", ÖDP'deki safla?ma ve tart??malar?n da ortaya koydu?u üzere, s?k? bir AB'ciydi; ve aç?k aç?k ?unlar? derdi: "Yeterince geli?memi? bir ülke olarak Türkiye'nin izlemesi gereken politika, Dünya'daki de?i?me ve geli?melere ters dü?memek, bunun için de bir taraftan küreselle?meye uyum sa?lamaya di?er taraftan da AB'ye girmeye çal??makt?r..."

Aren hakk?nda "dediklerim"in uzat?lmas? mümkün olsa da, burada duruyorum...

* * *

Gelelim bu "zor yaz?"ya "sonuç" eklemeye...

Tekrarl?yorum: BSP ile ÖDP'de ayn? organlarda ama farkl?, hatta kar??t konumlarda yer ald???m(?z) "Hoca" sayg?de?er bir Marksist'ti...

"Nas?l oluyor" mu? Gayet basit; bak?n bunu ‘Sözün Mülkiyeti'nde Ali Murat Özdemir nas?l formüle ediyor?

"Marksizm farkl? dü?ünsel gelenekler üzerinden geli?tirilmi? farkl? Marksizm yorumlar?n?n tümünü kapsar. Bu düzlemde ‘do?ru' Marksizm yoktur. Buradaki Marksizm'lerden hiç birisi bir di?eri taraf?ndan aforoz edilemez. (...)

Marksizm'in sürekli bir iç ele?tiri süzgecinden geçti?ini, bu süreçte d??ar?dan gelen ele?tirilere de, bu ele?tiriler temellendirildi?i ölçüde, cevap verdi?ini saptamak elzemdir. Muhalif bir teori kendini me?ru k?lmak için daima tutarl? olma ko?ulunu gerçekle?tirmek durumundad?r."

"Hoca" aç?s?ndan soru(n), O'nun Marksistli?i yorumu ve ötesindedir...

Kan?m odur ki soru(n) Aren'nin; Çayan'?n, "Hareketin hareket hâlindeki doktrinidir Marksizm," saptamas?yla birlikte; durmadan "ezber bozmak" ezberinin dogmatizmiyle Nietzsche'nin, "Gelmi? geçmi? hatalar?n en kötüsü, en uzun süre y?prat?c? olan?, en tehlikelisi dogmatizmdir, dogmac? hatad?r," sözünü kavrayamam?? olmas?ndad?r...

 

İçerik Notları

Görüntüleme:

Ekleyen: Mehmet Özer || Eklenme Tarihi:11/04/2008 23:07

Düzenleyen: || Düzenleme Tarihi:

Puan:

Galeriden Seçmeler

galeri

Faydalı Linkler

Üye Panel



Site Araçları

Site İstatistikleri

  • Toplam Ziyaret : 863635
  • Online Üye : 0
  • Online Ziyaretçi : 3
  • Toplam Online : 3
  • Üye Sayısı : 2
  • Son Üye : Mehmet Özer
  • Toplam Sayfa : 143

 

Created by Web Engine 2.0.1, Copyright © 2007-2017

valid xhtml 1.0 strict valid section 508 valid css 2.0