Türkçe English

 

Fotoğrafçı Şair Mehmet ÖZER YAZILARIM İĞDE AĞACININ GÖZYAŞLARI

İĞDE AĞACININ GÖZYAŞLARI

Puan Ver





Tavsiye Et

Gönderen:

: (E-mail)

kullanıcı isimli üyemiz size sitemizdeki bir içeriği tavsiye ediyor. İçeriği görmek için aşağıdaki bağlantı adresini takip edebilirsiniz.
/index.php?sayfa=51

Yorum Yaz


İĞDE AĞACININ GÖZYAŞLARI
7 Mart Cuma. Yorgun bedenimi bir çuval gibi sürükleyerek gece 02.00 de İstanbul yolculuğu için hazırlanıyorum. Özge ile birlikte gidiyoruz. Bu hafta gidiş sırası bende. Birgül ile paylaştık iki hafta da bir giderek yükü hafifletmeye çalışıyoruz. Gözaltında Kayıplar çalışmasına başlayalı beş ay oldu ve çalışma giderek ağırlaşıyor. Öğrendiğimiz hatıralar nedeniyle biz de bir parçası haline geldik Kayıp yakınlarının her yanımız kanıyor. Düşlerimize giriyor, düşüncemiz kanıyor sözümüz ağırlaşıyor. Bazen kaybın kendisi oluyoruz. Sesimizi kaybediyoruz. Bazen kaybedilenin çocuğu oluyoruz, sevinçlerle geri geliyor hayat. Çalışmanın yanı sıra özlüyoruz ve kavuşmak için iple çekiyoruz hafta sonlarını. Yol gözlüyorlar, biz yola düşüyoruz. Onların gözü yolda kalıyor bizim aklımız onlarda. Bu hafta yapılacak olan oturma eylemi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü nedeniyle gözaltında kaybedilen kadınlara adanmış. Devlet sadece muhaliflerini kaybederek korkuyu sürekli kılmıyor, devletin şiddetine tanık olanları da kaybediyor. Çocukları, kadınları, yaşlıları yani kendinden olamayan herkesi kaybediyor. Bu ülke bir kayıp karanlığına dönüşmüş. Bu ülkede nerede kara dere, kanlı kuyu, kanlı uçurum, adıyla anılan bir yer varsa yani kara ve kanlı adıyla çağrılan her yerde bulunmayı bekleyen kayıp çığlıkları var.
Ay yoktu. Yıldızlar uzaktı, yol yorucu sabah bizi çiseleyen yağmur karşıladı. Mustafa'nın evinde güzel bir kahvaltı ve bir saatlik bir uykudan sonra koştura koştura İHD'de de aldık soluğu. Bekleyenim vardı. Devrim yolumu gözlüyordu. Küçük parmaklarından birini kapatarak "bak bu kadar gelmesine" diye gün saymıştı. Besna'da, Zeynep'te, Kadir'de, Zin'de öyle. Hava soğuktu ve yağmur yağıyordu Devrim gelmeyebilirdi. Bunu bilmek içimi eziyordu. Göresim gelmişti. Hem de çok. Kapıda karşılıyor Zeynep. Üç aydır yoktu ve giderek hayatımıza bıraktığı büyük ve boşluk canımız yakıyordu. Nihayet gelmişti. Elindeki çay demliğini bir koşu mutfağa bırakıp geldi sıkıca kucaklaştık. Güzel bir kahvaltı hazırlamış arkadaşlarım. Babasını sıkboğaz edip Devrim'de gelmiş, iyi de etmiş. Ona armağan getirdiğim fotoğraf makinesini verdik. Makinelerimizi kurtarmıştık artık. Dilcan'ın sesiz duruşunun altında fırtınalar vardı. Dayısı Hasan Ocak'ın öyküleriyle büyümüştü. Galatasaray'da büyüyen çocuklardan. Bir evlat sevgisidir gülümsemeleri. Maside yok bu hafta. Maside'm hasta biraz. Onsuz geçecek hafta sonum. Sebla'nın sıcaklığı soruları azaltıyor. Birgül'ün verdiği 8 Mart anahtarlıklarını dağıtıyor ve işe koyuluyoruz. Anneler, babalar, kardeşler ve Cumartesi insanları geliyorlar, kapı bir açılıyor bir kapanıyor çoğalıyoruz. Bu böylece sürüyor 11.30' kadar. Fotoğraflar seçiliyor, bildiri hazırlanıyor kahvaltıdan kalkanlar bir işin ucundan tutuyor. Bir arı kovanını andırıyor. Her bir yöne koşuluyor ama asla bir başkasının işini aksatmadan.
Galatasaray Lisesinin önündeyiz. Cumartesi buluşmalarının en çok kavuşma ve ayrılma anı etkiliyor beni. Sevinç çok kısa bir zaman sonra yerini sessizliğe, özleme bırakıyor. Bu hafta Setenay da gelsin diye haber salmıştım, özledim onu. Denizi bir süredir göremiyorum. İbrahim kocaman bir gülüş gibi. Aysel sessiz bir söğüt. Ömür ard arda kıyıya ulaşan dalga. Utangaç gülüşlerini gizleyemiyor Zin. Kavuşmalarda "bak yine buradayım geldim, sözümdeyim" dercesine sarılıyorlar size. Ve siz ne kadar kalabalık olduğunuzun güveniyle gülümsüyorsunuz. Bu her hafta tam da böyle oluyor.
Oturma eylemi başladı ve kaybedilen kadınlar için hayata sesleniyoruz. Nerede? Soruyoruz nerede? Deklanşörlerin sesi buradaki saygı sessizliğini bozuyor. Uygun açılar bulmak için fotoğrafçılar durmadan yer değiştiriyor. Anneler ve Cumartesi İnsanları yine yüzlerine bir kimlik gibi oturan fotoğraflarıyla mağrur duruşlarının fotoğrafını veriyorlar. Kayıp yakınları ve Cumartesi insanları, fotoğrafçılara "bana değil tuttuğum bu fotoğrafa bakın dercesine biraz daha yukarı kaldırıyorlar kayıp fotoğraflarını. Cumartesi meydanına bir çığ gibi düşüyor gözyaşları. Seteney dudaklarını ısırıyor. Dilcan yüzünü gizleyerek fotoğrafın arkasında saklıyor gözyaşlarını. Devrim dedesinin fotoğrafına gülümsüyor. Kaybedilen kadınların isimleri okundukça omuzlarımızdaki ağırlık artıyor. Yağmur yağıyor seviniyorum buna, gözyaşlarımı gizliyor.
Aslında kalmak niyetiyle gelmiştim İstanbul'a, Eminde aradı kal diye. Kadir kalsan diye baktın yüzüme. Ama bedenim huzursuzdu ve içimde sıcak bir ateş geziniyordu. Neden bilmiyorum geri dönmek istiyordum. Öyle de oldu. Özlemle birlikte akşam Ankara'ya döndüm. Pazar günüm dinlenerek, odamı düzenleyerek ve Adnan Satıcının anısına hazırladığım "Bahçede Yeşil Xıyar" anı kitabını hazırlamakla geçirdim.
Bazen gülümseyen bir iyilik birden bire karanlık bir girdaba dönüşüyor ve sizi içine çekiyor. Kendinize neden diye bile soramıyorsunuz. Aslında sessizliğiniz yüzlerce sorularla kuşatıyor sizi ama sorularınız hep yanıtsız kalıyor. Sorular çoğalıp içimde göllenmeye başladığında. İğde ağacıma sığınırım. Ona anlatırım her bir derdimi. Sabah işe geç kalma telaşıyla koşuşturan işçiler ağaçla konuşan bir adamı görünce anlamsız bir biçimde bakıp kafalarını sallıyorlar. İçlerinden zavallı aklını yitirmiş diyorlardır herhal. İğde ağacım Zeliş parkında evime iki adım ötede. Bir solukta anlattım herşeyi. Evden çıkarken yanıma aldığım çay bardağını yudumlarken yaptım bütün bunları. Sert kabuğunu okşadım sevgiyle. Bedeninden fışkıran filizlere gülümsedim. Beni bahara hazırlıyor biliyorum.
MEHMET ÖZER
18 MART ANKARA
01.10 GECE

 

 

İçerik Notları

Görüntüleme:

Ekleyen: Mehmet Özer || Eklenme Tarihi:18/03/2014 11:19

Düzenleyen: || Düzenleme Tarihi:

Puan:

Yorumlar

 

Sayfa:

Galeriden Seçmeler

galeri

Faydalı Linkler

Üye Panel



Site Araçları

Site İstatistikleri

  • Toplam Ziyaret : 712812
  • Online Üye : 0
  • Online Ziyaretçi : 36
  • Toplam Online : 36
  • Üye Sayısı : 2
  • Son Üye : Mehmet Özer
  • Toplam Sayfa : 143

 

Created by Web Engine 2.0.1, Copyright © 2007-2017

valid xhtml 1.0 strict valid section 508 valid css 2.0