Türkçe English

 

Fotoğrafçı Şair Mehmet ÖZER HAKKIMDA YAZILANLAR BÖLÜCÜ FOTOĞRAFLAR, Şükrü ERBAŞ

BÖLÜCÜ FOTOĞRAFLAR, Şükrü ERBAŞ

Bir fotoğraftan bakan bir çift çocuk gözü; bir fotoğrafta donup kalmış korku, sevinç, alın kırışığı; bir fotoğrafın verdiği acı; güzelleştirdiği geçmiş; çağrıştırdığı gelecek. bir üleyi nasıl ve neresinden böler?

Tuhaf bir ülkede yaşıyoruz. Acı bir ülkede yaşıyoruz. Şaka bir ülkede yaşıyoruz. Ağıt bir ülkede yaşıyoruz. Karabasanın masum kaldığı bir ülkede yaşıyoruz. Güzelliği zehir bir ülkede yaşıyoruz.
Fotoğraf sanatçısı, şair dostum Mehmet Özer, 312. ve 169. maddelerden yargılanıyor DGM\'de: Bölücülükten, yardım ve yataklıktan: Neye yardım ve yataklık edilir bu ülkede, elbette \'bölücü terör örgütü\'ne. PKK\'yi evinde yatırmadı, yiyecek, giyecek, silah vermedi. Cudi\'ye ve Zagroslar\'a gitmedi. Diyarbekir Kalesi\'ne çıkıp, "özgür değilim" diye bağırmadı güneşe karşı.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü\'nde, hayatın değişik alanlarında bir düş, bir intizar, bir hayal düğünü gibi yaşayan ve bizleri de aynı duygu, aynı gerçeklik burgacına çeken, dünya kadınlarından oluşan FOTOĞRAF albümü nedeniyle yargılanıyor. Sadece FOTOĞRAF. Tek bir sözcük yok fotoğrafların eşliğinde, ki birileri "devletin maddi ve manevi şahsiyeti"ne kapı aralasın. Kadınlara tarihlerini gösteren bir güldeste. Kendilerini sevmeye ve saymaya çağıran bir gönül hizmeti. Bir incelik iması erkeklere. Bir fotoğraf nasıl yardım ve yataklık eder, Tanrım, sen biliyor musun? Bir fotoğraftan bakan bir çift çocuk gözü; bir fotoğrafta donup kalmış korku, sevinç, alın kırışığı; bir fotoğrafın verdiği acı; güzelleştirdiği geçmiş; çağrıştırdığı gelecek. bir ülkeyi nasıl ve neresinden böler? Kömür ocağında eşini kaybeden bir kadının yüzü; yerel giysileriyle bir İranlı kadın; bir Zapatist, silahıyla; Rizeli bir genç kız yedi renk gülümseyen; süzme bal gözleri küfür gibi içimize akan bir yoksulluk; İstanbul\'un ortasında kaybolmuş (!) bir gazeteci kız; gövdesi kum gözleri bulut, bir Afganlı kadının uzaklığı; ayrılıktan yapılmış bir başka kadın, göz göz gömülmüş önündeki ateşe; Türkçe ağlayan bir Kürt annesi; soyunun imgesi bir Kızılderili, kirpikleri mavi gök altında siyah su; susarak konuşan bir Japon inceliği. Bunların hepsi nasıl PKK\'ye yardım ve yataklık yapar. Tanrım, bütün bildiklerimi unuttur, yoksa çıldıracağım.
Mehmet\'in, yüreğinin üstüne astığı bir fotoğraf makinası ve şiirinden başka bir şeyi yoktur. Mehmet\'in uzun süredir işi de yoktur. Mehmet gider gider acının resmini çeker. Ormanlar, nehirler, günbatımları, ışıklı çarşılar, mutlu kaınlar dururken, gider hapishane önlerini, kayıpları, ölümleri, öğrenci ve emekçi eylemlerini çeker. Susan herşeyin vicdanıdır Mehmet. Rahatsızlık verir bu yüzden. İnsanın özgür, onurlu ve barış içinde yaşamasını istediği, istemekten de öte davrandığı için, biraz gevşeyen kendi arkadaşlarını bile yorar. Mehmet her yere kan ter içinde gider, kan ter içinde gelir. Tek yenildiği yer, çocuklarının yüzüne baktığı yerdir şu günlerde. Mehmet Kızılderilidir, Afrikalıdır, Yapudidir, Kürttür, İnkadır, Ermenidir, Filistinlidir. eziliyor olmak koşuluyla. Ve bu coğrafyanın en temiz yerlerinden biridir Mehmet.
1901 yılında, burnundan ötürü Aldülhamit alınır diye Cyrano de Bergerac oyunununu yasaklayan; bir öyküsünde "askerin ayağı tökezledi" sözü geçti diye Sait Faik\'in burnundan getiren, Kırmızı Başlıklı Kız oyununda, "neden kızın başlığı kırmızı" diye oyunu durdurmaya kalkan; bir filmde görüntü eşliğinde geçen "arabanın patlayan sol tekerleği" sözünü, "sağ tekerlek" olarak değiştiren; yedi kamyon dolusu (133.607 adet) kitabı bir çırpıda (12 Eylül günleri) yok eden ülkem. Geldiğin mi, gittiğin mi yer burası bugün. Fotoğraf, bölücülükten, yardım ve yataklıktan yargılanıyor! Yüzlerce fotoğraf içinden seçilen on-onbeş fotoğraf üstelik. (Kendi bütünlerini bozmaktan ikinci bir suç daha işliyorlar böylece!) Tanrım, aklımı koru. Sen korumazsan bu ülkenin savcıları, yargıçları, askerleri, polisleri korusun. Onlar da korumazsa şeytana mı gideyim, söyle? Aklım tehlikede yoksa. Mehmet tehlikede. Mehmet\'in fotoğrafları ülkeyi değilse de beni bölük bölük edecekler. Ve Mehmet gidip, terör suçuyla F Tipi cezaevinde yatacak!.
İzin verirseniz bir türküye başlayacağım: Hangi günü gördün akşam olmamış.

23 Temmuz 2000

 

İçerik Notları

Görüntüleme:3610

Ekleyen: Mehmet Özer || Eklenme Tarihi:01/12/2006 19:21

Düzenleyen: || Düzenleme Tarihi:

Puan:

Galeriden Seçmeler

galeri

Faydalı Linkler

Üye Panel



Site Araçları

Site İstatistikleri

  • Toplam Ziyaret : 805699
  • Online Üye : 0
  • Online Ziyaretçi : 3
  • Toplam Online : 3
  • Üye Sayısı : 2
  • Son Üye : Mehmet Özer
  • Toplam Sayfa : 143

 

Created by Web Engine 2.0.1, Copyright © 2007-2017

valid xhtml 1.0 strict valid section 508 valid css 2.0