Türkçe English

 

Fotoğrafçı Şair Mehmet ÖZER FOTOĞRAF NEYİ ANLATIR BAKMANIN VE GÖRÜLENİN İMGELEMİNDE MEHMET ÖZER FOTOĞRAFÇILIĞI, Aydın ŞİMŞEK

BAKMANIN VE GÖRÜLENİN İMGELEMİNDE MEHMET ÖZER FOTOĞRAFÇILIĞI, Aydın ŞİMŞEK

"İmgeler başlangıçta orada bulunmayan şeyleri gözde canlandırmak amacıyla yapılmıştı. Zamanla imgenin canlandırdığı şeyden daha kalıcı olduğu anlaşıldı"
John Berger

Yaratıcı tüm öznelerde olduğu gibi, genelde sanat, özelde fotoğraf öznelerinin de kimi kez zamana karşıt, kimi kez de zaman için yaratıcılıklarını gerçekçilik üzerinden inşaları, hem etik-estetik, hem de politik-felsefik bir tutumdur. Etik ve estetiktir, çünkü; sanatsal nesnenin yararlılık açısından ortaya çıkar. Sanat bilgisi ve sanat pratiği hem insancıl içeriklidir, hem de salt gerçekliği parçalamaya, bir üst dil ve düşünce biçimi yaratmaya yöneliktir. Politiktir, çünkü; yaratılan şey kendisinden önce yaratılmış olan sanatsal üretimlerin hem zamanını, hem de bilgisini içeriğinde taşır. O an\'a ait olanın biricikliği de, mutlak anlamda değişim, dönüşümle ilgilidir. Bu durum düşünce ve estetik evrimini tüm yol haritasıyla dolaylı bir bağlantı kurar. Bu bağ, karşıtların biraradalığına olduğu kadar, çatışıklık ve çelişikliklere de açık ve eylemli vurgudur.
Mehmet Özer fotoğraflarının genel karakterisi, hem bakmanın-görmenin-algılamanın, hem de şok sendromlarının yoğun olarak birarada bulunduğu, somut algıları açımlayan perspektiflerle oluşur. Neredeyse görmenin saf imgesine yönelen Mehmet Özer, diyalektik bir yönsemeyle saflaşmanın, idealize edebilecek metafizik düzlemlerine eylemli bir estetikle müdahale eder. Fotoğraflarındaki algılatma gücü bir yandan görünenle bakanın kurduğu dolaysız ilişkilerle, daha çok ajit-prop bir duyarlılık ortaya çıkarıyor gibi görünse de, o an\'ın, imgesi, hemen tüm fotoğraflarında duygusal bir alan da ortaya çıkarır. Bu durum, izleyiciyle fotoğraf arasındaki ilişkiyi yumuşatarak hem toplumsal eleştiriye bir bellek yaratır, hem de birey öznenin vicdanı olur.
Bir başka yaklaşımsa, genede özden yaratılan bir biçimin tüm fotoğraflarda hakim olmasıdır. Bu durum fotoğraflarının biçimsel-görsel mimarisini de politize eden tavır alıştır. Dolayısıyla, sınıflarca politize edilmiş bir dünyanın olağanlığına, yine sınıf bilinciyle ulaşır. Bu, öze aittir ve toplumcu bir tavırdır. Kaldı ki, taraflılığın ön koşulu olan dünyayı yorumlamaktan çok, dünyayı değiştirme isteminde Mehmet Özer fotoğrafçılığı, insanı sadece merkez olarak ele almakla kalmaz; aynı zamanda amaç olarak da ele alır. Mehmet Özer, bakmakla-görülenin-gösterilenin ilişkisinde, insanın ne olduğundan çok, ne olabileceğini göstermenin peşindedir. Bunu yaparken, geleneksel sosyalist sanat anlayışını temel manifestosu olan, gerçekçilik ve sahicilik bileşeninin oluşturduğu özü, sanat nesnesinin yatay ve dikey üslubu olarak belirginleştirir.
Onun yaratıcılığında çok az fotoğraf sanatçısında gördüğümüz önemli bir yol ayrımı da, bakanın, gördüğüyle ve görünenle kurduğu ilişkide görünenin de bakanı yargıladığı bir şok dalgasının amaçlanmasıdır. Bakılanın bakana, eleştirel yaklaşımı, eylemli-eylemsiz tüm maddelerin varlık nedeninin kapitalist bir dünyada nasıl erozyona uğratıldığıyla ilgilidir. Özellikle, işçi portreleri, büyük işçi yürüyüşleri, kitlesel hareketler (grevler, mitingler, parti gösterileri v.b.), Mehmet Özer fotoğraflarının ön panoramasını oluşturuyorsa da, arka panoramada işgücünün maddi sonuçları vardır. İnsan varlığına egemen olan çok katlı binalar, soluksuz sarmalandığımız otomobiller, teknoloji harikası denilen chipler, ilişkileri sanallaştıran ve durmadan çoğalan bilgisayar ölüleri v.s. v.s. İnsan emeğinin yabancılaştırılmasının imgesi toplumsal teşhir için, kralın çıplaklığını yüzümüze varmak için ustaca bu fotoğrafların içerisine yerleştirilmiştir. Oradan bakılanın eleştirisi bakana ulaştırılmıştır.
Mehmet Özer\'deki somutun öne çıkarılması, onu, kaba gerçeklikle başbaşa bırakır mı/bırakıyor mu sorusu, fotoğrafçılığının en kritik noktasını oluşturuyor. Somut olana somut yaklaşım genelde bir yansıtma kuramı olduğu için böyle bir tehlike Mehmet Özer fotoğrafçılığında hep duyumsanacaktır. Ama o bu kritik noktayı seviyor gözüküyor. Çünkü, sanatı bir amaçtan çok yararlı, insancıl içerikli bir araç olarak tasarlıyor. Daha militan, militarist, daha coşumcu bir araç. Kısaca Mehmet Özer fotoğraflarıyla, bakanda salt bakılanın, bakanla görülenin ilişkisinde bir "görme kılavuzu" olma edimiyle hayatı yorumluyor.

.

 

İçerik Notları

Görüntüleme:2907

Ekleyen: Mehmet Özer || Eklenme Tarihi:01/12/2006 19:22

Düzenleyen: || Düzenleme Tarihi:

Puan:

Galeriden Seçmeler

galeri

Faydalı Linkler

Üye Panel



Site Araçları

Site İstatistikleri

  • Toplam Ziyaret : 863634
  • Online Üye : 0
  • Online Ziyaretçi : 4
  • Toplam Online : 4
  • Üye Sayısı : 2
  • Son Üye : Mehmet Özer
  • Toplam Sayfa : 143

 

Created by Web Engine 2.0.1, Copyright © 2007-2017

valid xhtml 1.0 strict valid section 508 valid css 2.0