Türkçe English

 

Fotoğrafçı Şair Mehmet ÖZER HAKKIMDA YAZILANLAR FOTOĞRAF SANATÇISI MEHMET ÖZER

FOTOĞRAF SANATÇISI MEHMET ÖZER

Sanatçı ve işçinin kesiştiği nokta
Her işçi eyleminin ısrarlı takipçisi. Eğer belgelenmezse, sınıf mücadelesinin eksik kalacağını söylüyor. İşçiler için, "artık kendilerinden biri". Aralarında para toplayıp "en iyisinden" makine alacaklar.
Fotoğraf sanatçısı Mehmet Özer, Muammer Aksoy\'un cenazesinde polis tarafından dövüldükten sonra, evinde yatarken çok sayıda mesaj almıştı. Hatta yurtdışından üzüntülerini bildiren, yapabilecekleri bir şey olup olmadığını soran telefonlar gelmişti. Ama bu mesajların içinden biri vardı ki, Özer için çok ayrı bir yere sahipti. Karabük Demir Çelik işçileri, Mehmet Özer\'e, "Ankara\'ya gelelim mi" diye soruyorlardı.
"İŞÇİ HAREKETİ FOTOĞRAFÇISI"
Özer kendisini bir "işçi hareketi fotoğrafçısı" olarak tanımlıyor. Ama işçilerle kurduğu ilişki, onları dışardan bir göz olarak görüntülemekten ibaret değil. Karabük işçileriyle ilk olarak 1989 Demirçelik grevi sırasında temas etmiş. İlkin işçilerin, fotoğraf makinesiyle kendileri arasına ördükleri bir duvarla karşılaşmış. Vizördeki gözün, kendilerine nereden baktığına ilişkin şüphelerini kimi zaman imayla kimi zaman açık açık dile getirmişler. Onu, bir eylemlilik anında, yanlarına gelerek, sorunlarını "paylaşan", sonra da kendi dünyalarına dönen sanatçılardan biri olarak görmüşler. Özer, "Onların güvenini kazanmak, kendilerinden biri olduğuma ikna etmek iki yılımı aldı" diyor.
Bir güven ilişkisi kurulduktan sonra, işçiler kendi hayatlarının ve eylemlerinin belgelenmesi için Mehmet Özer\'e yardım etmeye, hatta yönlendirmeye başlamışlar. "Bu arkadaşın yüzü, taşıdığı ifade bizim yaşamımızı çok iyi anlatır". "Yürüyüş buradan çok daha iyi görünür".
Mehmet Özer, son üç dört yılda gerçekleşen bütün işçi eylemlerinin değişmez siması. Nerede bir grev, bir direniş olsa, içinde bulunduğu sınırlı ekonomik koşullara bakmaksızın makinesini alıp yollara düşmüş. Zonguldak grevini ve yürüyüşü başından sonuna içleyip, fotoğraflamış. Bursa mitingine giderken, cebindeki son parayı bir makara filme yatırmış. İki makara da sendikalara aldırtmış. Paşabahçe eylemini görüntülerken yorgunluktan ve açıkta uyumaktan hastalanmış. Çünkü Paşabahçe\'ye gelmeden önceki üç günü, Karabük\'de uykusuz geçirmiş.
FOTOĞRAF EYLENİ DEVAMI
"İşçi sınıfının eylemi belgelenmediği sürece bir yönüyle eksik kalacaktır." Böyle diyor Özer. Ona göre fotoğraf, bir eylemin gücünü zaman içinde sürekli kılmanın en önemli yolu. Sözcüklerin uçup gittiği, hafızaların zayıfladığı anda başlayan, bir tür ikinci eylem. Aynı şekilde, eylemin içindeki işçiye de kendisine dışardan bakma olanağı. Sendikacıları da bu konuda harekete geçirmek için payli uğraşmış. Sergilerinin çoğunu sendika binalarında açmış. Bu sergiler, farklı yerlerdeki ve farklı iş kollarındaki mücadeleler hakkında işçilerin bilgilenmesini sağlamış.
Mehmet Özer ve Ankara Fotoğraf Grubu\'nun birlikte çalıştığı arkadaşları, geçtiğimiz dönem, 1800\'lerden bu yana 1 Mayıs eylemlerinin fotoğraflarını toparlamışlar. Aynı biçimde, bütün ülkelerdeki sınıf mücadelesinin bir foto-belgeselini oluşturma çabaları çeşitli zorluklarla karşılaşmış. Şimdiki hedefleri, tek tek ülkelerdeki işçi hareketlerinin fotoğraflarını toplamak. Bunun için, yurtdışındaki sendikalarla ilişki kurup, malzeme istemişler. Özer\'in dikkat çekmek istediği bir başka konu, işçi hareketini fotoğraflamaya çalışan insanların birbirinden kopukluğu, kendi çabalarının ise Ankara\'yla sınırlı kalması. Kendi sınırlı olanaklarıyla çalışan bu insanların bir araya gelmesini, yardımlaşma ve ortak çalışmayı öneriyor.
8 Ağustos günü Karabük Demir Çelik işçilerinin direnişi, anlaşma yapılması üzerine biter. Mehmet Özer, işçilerin çağrısı üzerine zaten eylemin başından beri oradadır. Sendika temsilcisi, eylem süresince ilgi gösteren basın mensuplarını işçilere tanıtır. O sırada işçiler "Mehmet Mehmet" diye tempo tutar. Temsilci, Mehmet\'i kendilerinden biri olduğu için tanıştırma gereği duymadığını söyler. Mehmet kürsüye gelir ve bir konuşma yapar.
Eylem bitmiştir. Hem de başarıyla. Otobüsle Ankara\'ya dönerken, işçinin biri, fotoğraf makineleri hakkından Mehmet Özer\'den bilgi ister. "Hangi model en iyisidir. Fiyatı ne kadardır". Rakamlar ve modeller konusunda kafası karışan işçi, "Öyleyse biz sana para veririz sen alırsın" der. İşçiler, aralarında para toplayıp, Mehmet Özer\'e en iyisinden bir fotoğraf makinesi almaya karar vermişlerdir.
Mehmet Özer bir fotoğraf sanatçısı. Makinesi hep işçilere dönük. Düşünceleri de.
.........
MEHMET ÖZER. Vizörden işçining özüyle işçiye bakan bir sanatçı
İKİBİN\'E DOĞRU-25 Ağustos 1991

.

 

İçerik Notları

Görüntüleme:4100

Ekleyen: Mehmet Özer || Eklenme Tarihi:01/12/2006 19:18

Düzenleyen: || Düzenleme Tarihi:

Puan:

Galeriden Seçmeler

galeri

Faydalı Linkler

Üye Panel



Site Araçları

Site İstatistikleri

  • Toplam Ziyaret : 863635
  • Online Üye : 0
  • Online Ziyaretçi : 5
  • Toplam Online : 5
  • Üye Sayısı : 2
  • Son Üye : Mehmet Özer
  • Toplam Sayfa : 143

 

Created by Web Engine 2.0.1, Copyright © 2007-2017

valid xhtml 1.0 strict valid section 508 valid css 2.0