Türkçe English

 

GÖZALTINDA KAYIPLAR

Puan Ver





Tavsiye Et

Gönderen:

: (E-mail)

kullanıcı isimli üyemiz size sitemizdeki bir içeriği tavsiye ediyor. İçeriği görmek için aşağıdaki bağlantı adresini takip edebilirsiniz.
/index.php?sayfa=yazı39

Yorum Yaz


FOTOĞRAF

GÖZALTINDA KAYIPLAR CUMARTESİ ANNELERİ

"Yarımın bir resmi var bende

Hep güler hiç konuşmaz"

 

Her şeyin fotoğrafını çekiyoruz, her durumda fotoğraf çektiriyoruz.

Çok değil 20 yıl önce fotoğraf çektirmek törenseldi. Özenle hazırlanır, saçlar taranır ve fotoğrafçının karşısına geçildiğinde, fotoğrafçı size nasıl durmanız ve bakmanız gerektiğini söyler. Eliyle kafanızın yönünü belirler. Size "gülümseyiniz" der ve deklanşöre basılır. O yıllarda gülümsemek kadar ciddi durmak doğrudan objektife bakarak size bakan herkese bakıyor gibi yapmak moda bir bakıştı. Işığın etkisiyle yüzde ve saçlarda gölgeler yaratılarak fotoğrafı biraz daha gizemli hale getirilir. Kendinden emin ve güçlü olduğunu sezdiren pozlar verilirdi.

Şimdilerde kullandığımız telefonların fotoğraf çekme olanağı sayesinde her durumu bir görüntü kaydına dönüştürüyoruz. Yeni poz verme biçimleri yaratılıyor. Zıplayarak poz vermek. Ağzını kocaman açarak fotoğraf çektirmek gibi. Gözleri şaşı yapmak ya da bedenin olağan duruşlarının dışında biçimler yaratılarak fotoğraf çektirmek.

Fotoğraf çektirmek kendimizle ilgili bir durumu tarihe kayıt düşmektir. Bunu çok sıkça yaparak ve başkalarına göstererek hem bize bakmalarını hem de bizim için bir tarih olan o zaman anını bizden geçerek tarihi bir anı anlamalarını sağlamak. Fotoğraf çekmenin ve çektirmenin bir bilinç durumu olmadığı durumlarda bu bir eğlenceye dönüştürülür ve sayısı fotoğraf arşivlerimizde birikir.  Fotoğrafın bu durumda, görüntü kaydetmenin bir inceliğinde daha çok (netlik kadraj vb.) orada olduğunu ya da onlarla olduğunu göstermek.

Evet fotoğraf göstermektir.

Tam 462 haftadır Cumartesi anneleri, Cumartesi insanlarıyla birlikte gözaltında kaybedilenlerin fotoğraflarını gösteriyorlar. Cumartesi meydanında kayıpların fotoğrafı bize bakıyor. Kayıpların fotoğraflarını tutan bize bakıyor. Kayıpların fotoğraflarını bize gösterenler bize bakıyorlar. Çoğunlukla geçip gidiyor insanalar kayıp bakışları altında. Yüzüne oturan şaşkınlıkla seyredenler de oluyor. Vicdanın sesiyle kayıp fotoğrafının yanında saf tutanlar da. Cumartesi anneleri ve insanları gösterdiği fotoğrafla bize bir kaybı gösteriyor. Bu durum bize devletin kaybettiği insanların öyküsünü anlatıyor. Anneler fotoğrafları göstererek görünür olamaya sessizce oturmaya devam ediyorlar. Bu hafta 463. Haftada yine aynı oturumu yaparak bize kayıpların önce kendilerine sonra da insanlığa bıraktığı o büyük boşluğu göstermeye çalışacaklar. Biz yine orada olacağız.

Bu tam 462 haftadır böyle. Uzak yoldan gelenler var aralarında yaşlı ve yorgun bedenleri meydan okuyor yollara. Evden getirilen kahvaltılarla ortak bir sofra kuruluyor. Okunacak bildiri ortak bir duyguyla hazırlanıyor. Fotoğrafı olamayan kayıpların fotoğrafı büyütülüyor, pankart temizleniyor, karanfiller alınıyor ve ses cihazı ile birlikte alana taşınıyor.

Kayıp fotoğraflarının birçoğu vesikalık fotoğraflardan oluşuyor. Aralarında bir stüdyo da çekilmiş olanlar da var. Ya da bir aile fotoğrafının içinden çıkartılarak görünür olmuş fotoğraflarda.

Yüzlerce fotoğraf her cumartesi sabahı İHD İstanbul Şubesi Kayıplara komisyonun vicdan eylemciler tarafından tasnif ediliyor. O hafta öne çıkartılacak ya da ailesi gelecek olanlar sıraya konuyor, kayıpların sesini yüreğinde duyan gençler tarafından alana taşınıyor ve gelen insanlara dağıtılıyor. Eylemden sonra teker teker toplanan fotoğraflar yine İHD'ye taşınıyor.

Cumartesi eylemlerinin fotoğrafları, oturma eylemini yapanların oluşturduğu büyük dairenin etrafında tur atarak çekiliyor ya da annelerin tam karşısında televizyoncuların, gazetecilerin ve foto muhabirlerinin oluşturduğu bir kalabalıkla birlikte fotoğraf çekmek. Ya da toplumcu belgeselcilerin yaptığı gibi feryada içerden bakarak fotoğraf çekmek. Annelerin ve Cumartesi insanlarının karşısına geçerek fotoğraf çektiğinizde Gösteren ve gösterilenin fotoğrafını çekersiniz. Bu evlatlar annelerin duruşudur .  Bu duruş yaşlı bedenlerinin yarım saat boyunca karıncalanan ayaklarının yerini değiştirmek ya da bir elini beton zemine dayayarak ya da yanındaki yoldaşına yaslanarak bozulur. Ama bize bakan ve gösteren duruşları asla bozulmaz. Zaman zaman boğazlarında düğümlenen özlem yüzlerinde nehir yatağına dönüşür, biz de ağlarız. Özlemle, öfkeyle ağlarız. Bize kaybını, kendi yüzünü göstererek feryadını görünür kılar.

Kayıp fotoğrafları susarak çok konuşur. Geçmişteki o an bakışıyla bize devletin yaptığı insan hakkı ihlallerini anlatır. Devlet sadece kayıp ederek muhalifini ortadan kaldırmakla yetinmez geride kalanları da cezalandırır. Annelerinin gözaltlarında büyüyen siyah morluklar yıllarca yol gözleyen uyumayan annelerin gözleridir. Çocuklar babaları ya da ağabeyleriyle geçirdikleri çok kısa zamanların bıraktığı izlerden öyküleri suskunlukları, boşluğa bakmaları dalıp gitmeleriyle anlatırlar.

Kayıp fotoğrafları var Galatasaray'da Cumartesi meydanında. Hep susarlar çok konuşurlar.

Onları dinlemeye gelin.

Gelin insanlığımızla yüzleşelim.

 

Ne yapacağım biliyor musunuz

annelerin gözünden bakacağım dünyaya

göğsümde kayıp fotoğrafları

gidip kimsesiz mezarlarda uyuyacağım

Mehmet Özer

Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğrafçılar Atölyesi

4 Şubat 2014 Ankara

23.10 Gece

 

İçerik Notları

Görüntüleme:

Ekleyen: Mehmet Özer || Eklenme Tarihi:05/02/2014 0:52

Düzenleyen: || Düzenleme Tarihi:

Puan:

Yorumlar

 

Sayfa:

Galeriden Seçmeler

galeri

Faydalı Linkler

Üye Panel



Site Araçları

Site İstatistikleri

  • Toplam Ziyaret : 863631
  • Online Üye : 0
  • Online Ziyaretçi : 2
  • Toplam Online : 2
  • Üye Sayısı : 2
  • Son Üye : Mehmet Özer
  • Toplam Sayfa : 143

 

Created by Web Engine 2.0.1, Copyright © 2007-2017

valid xhtml 1.0 strict valid section 508 valid css 2.0